|
Çukurova Senfoni DUYURULAR
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası BU HAFTA
11 - 12 Mart 2010 Perşembe - Cuma, Saat 20:00
Adana Büyükşehir Belediyesi Konser ve Tiyatro Salonu
Seyhan 01120 Adana
Şef:
Susanna Pescetti
Solist:
İdil BİRET ( Piyano ) ( Devlet Sanatçısı )
Eserler:
Antonìn Dvořák (1841-1904)
Senfoni no.9 Op.95 (B. 178) ‘’Yeni Dünyadan’’ mi minör
Symphony nr.9 Op.95 (B. 178) ‘’from the New World’’ in e minor
* Adagio – Allegro molto
* Largo
* Scherzo. Molto vivace & Trio. Poco sostenuto
* Allegro con fuoco
ARA
Frédéric Chopin (1810-1849)
Piyano Konçertosu no.1 Op.11 mi minör
Piano Concerto nr.1 Op.11 in e minor
* Allegro maestoso
* Romance. Larghetto
* Rondo. Vivace
Susanna Pescetti ( Şef )
Napoli San Pietro a Majella Konservatuvarı'nda A. Panella, V. Vitale ve C. Pagliuca ile piyano ve kompozisyon, ardından Pescara Akademisi'nde D. Renzetti ile şeflik çalıştı. Venedik B. Marcello Konservatuvarı'nda piyano öğretmeni olan Pescetti Fransa, Belçika, Lüksemburg, Norveç, Arnavutluk, Rusya, Meksika, Portekiz, Çekoslovakya ve Bulgaristan'da Guanajuato Senfoni Orkestrası, Meksika Estado Senfoni Orkestrası, Madeira Klasik Orkestra, Stat Iasi Filarmoni Orkestrası, Friuli Senfoni Orkestrası, Bari Senfoni Orkestrası, Abruzzese Senfoni Orkestrası, S. Carlo Tiyatrosu Solistleri Oda Orkestrası, Salerno G. Verdi Tiyatrosu Senfoni Orkestrası, Roma Opera Oda Orkestrası ve Acapulco Orkestrası gibi bir çok orkestrayı yönetmiştir. Aralarında Toluca-Felipe Villanueva Salonu, Messico-San Benito Abad Tiyarosu, Guanajuato Tiyatrosu, Napoli-Mercadante Tiyatrosu, Salerno-Verdi Tiyatrosu, Bari-Villa Romanazzi, Napoli-RAI Konser Salonu, Cosenza-Rendano Tiyatrosu, Verona-Filarmoni Tiyatrosu, Salonicco-Kratiko Tiyatrosu, Napoli-Bellini Tiyatrosu, Benevento-Romano Tiyatrosu, Aquila S. Filippo Neri Konser Salonu, Napoli-Akdeniz Tiyatrosu, Prag-Simon Juda Kilisesi Özel Martinu Müzik Akademisi Salonu, Strazburg-Konservatuvar Salonu, Lüksemburg-Pescatori Tiyatrosu, Brüksel-Radyo Salonu, Milano-Cumhuriyet Sarayı Konser Salonu, Paris-Bercy Sarayı Konser Salonu, Oslo-Olav Akademisi Salonu, D. Shostakovic Filarmoni ve Erkolano Konser Salonu bulunan bir çok önemli konser salonu ve binasında konser vermiştir. G. Albertazzi, P. Micol, M. Dragoni, C. Gasdia, K. Ricciarelli, C. Remigio, U. Gregoretti ve M. Scaparro gibi solistlerle çalışmıştır. RAI ve Musicaimmagine Records işbirliği ile Rovigo tiyatrosu Konser Salonu'nda besteci N. Sani'nin "Una Favola per caso" Operası'nın ilk seslendirilişini ve kaydını yaptığı gibi Napoli Mercadante Tiyatrosu'nda Bongiovanni Label ile Pietro Mascagni'nin In Filanda Operası'nın ilk kaydını gerçekleştirmiştir. Napoli Oda Orkestrası Solistleri'nin müzik direktörüdür.
İdil BİRET ( Piyano ) ( Devlet Sanatçısı )
Türkiye’nin “harika çocuğu” İdil Biret’in müziğe olan ilgisi 2 yaşında başladı. 5 yaşına geldiğinde olağandışı müzik yeteneği, “absolut” kulağı ve duyduğu her parçayı anında ve eksiksiz olarak piyanoya aktarabilme yeteneği ile Türk ve Avrupalı müzik çevrelerinin hayranlığını kazandı. İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün talimatı ve Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in özel ilgisiyle, TBMM’nin kendi adına çıkardığı özel yasadan yararlanarak yedi yaşında ailesiyle birlikte Fransa’ya gönderildi. Paris Konservatuarı’nda Nadia Boulanger’nin öğrencisi oldu. Alfred Cortot ve Wilhelm Kempff gibi hocalarla çalıştı. Küçük yaşta Kempff’in hayranlığını kazanan Biret, 11 yaşında iken onunla Paris’te Champs-Elysees’de Mozart’ın İki Piyano için Konçertosu’nu çaldı. Paris Ulusal Konservatuarı’nı Yüksek Piyano, Eşlikçilik ve Oda Müziği dallarında birinci olarak bitirdiğinde 15 yaşındaydı. 16 yaşından bu yana dünya sahnelerinde yerini aldı. Amerika’daki ilk konserini 21 yaşında, Rachmaninoff’un Üçüncü Piyano Konçertosu’nu çalarak Erich Leinsdorf yönetimindeki Boston Filarmoni Orkestrası ile gerçekleştirdi. İlk Rusya turnesini piyanist Emil Gilels’in çağrısı üzerine yaptı ve bu ülkede büyük başarı kazandı. Yıllar içinde bu ülkede yüze yakın konser verdi. Biret beş kıtayı kapsayan sayısız konserlerinde Atzmon, Copland, Kempe, Keilberth, Sargent, Monteux, Fournat, Leinsdorf, Pritchard, Scherchen, Rozhdestvensky, Mackerras gibi ünlü şeflerle çaldı; Montreal, Berlin, Montpellier, Nohant, Royan, Dubrovnik, Atina, Ankara ve İstanbul festivallerine katıldı. Boston Symphony, Orchestre National de France, Orchestre Suisse Romande, London Symphony, Leningrad Philarmonic, Leipzig Gewandhaus, Dresden Staatcapelle, Tokyo Philarmonic, Sydney Symphony ve Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası eşliğinde dünyanın her yerinde konserler verdi.
Biret, 1986 yılında, Beethoven’ın dokuz senfonisinin Liszt tarafından yapılan uyarlamalarını, kayda aktaran ilk piyanist oldu. Beyin ve kol gücü olarak piyanistik sınırları zorlayan Biret, Montpellier Festivali’nde, eleştirmenler tarafından yapılması imkansız olarak nitelendirilen bir denemeye girişerek bu uyarlamaların hepsini ardarda 3 konserde seslendirdi. Biret’i en iyi öğrencisi olarak nitelendiren Wilhelm Kempff’in 96’ıncı doğum yıldönümü onuruna verilen bir konserde, hocasının piyano uyarlamalarını seslendirdi. 1992 yılında Chopin’in tüm eserlerini içerin 15 CD’lik bir seriyi Naxos firmasıyla kayda aldı. Bu kayıt 1995 yılında Varşova’da gerçekleştirilen “Chopin Diskleri Büyük Ödülü” çerçevesinde, İdil Biret’e jüri özel ödülünü kazandırdı. Sanatçı daha sonra Brahms (1997, 12 CD) ve Rachmaninoff’un (2000, 10 CD) tüm piyano yapıtlarını külliyat halinde kaydederek romantik piyano edebiyatı literatürüne kendi damgasını vurdu. Bu CD’ler kısa sürede uluslararası müzik piyasasının aranan kayıtları haline geldi. 1995 yılında Boulez’in 3 sonatı için yaptığı kayıt Paris’te her yıl düzenlenen “Altın Diyapozon” ödülünü kazandı ve “Le Monde” gazetesi bu diski yılın en iyi kaydı seçti. 1997’de Brahms’ın ölümünün yüzüncü yılı nedeniyle, bestecinin piyano eserlerinin tamamını Almanya’da 5 resitalde icra etti. Ayrıca bir konserde Brahms’ın iki konçertosunu birden çalarak bunu yapabilmiş çok az sayıda piyanistin arasına girdi. 1998 yılında, Beethoven’ın 5 piyano konçertosunu 3 günlük konser dizisinde ardarda seslendirdi. Biret, ayrıca 7 günlük bir konser dizisinde Beethoven’in tüm piyano sonatlarını ardarda çaldı. Şu anda bu sonatları kaydetmekte olan piyanist, bu projesiyle dünyada Beethoven’ın piyano için yazdığı sonat, konçerto ve senfoni uyarlamalarının tamamını seslendiren tek piyanist ünvanına erişmektedir. Sanatçı son olarak 2002 yılında da György Ligeti’nin piyano etüdlerinin kaydını yaptı. Olağanüstü bir hafıza, mükemmel bir teknik ve yorumlama gücüne sahip olarak nitelendirilen Biret dünyanın en geniş repertuvarlı piyanisti ünvanını taşımakta. Sanatçı şu anda Brahms’ın senfonilerinin piyano uyarlamalarını yazmakta. Kendi etüdlerini de bestelemiş olan ve bir süre sonra gün ışığına çıkartacağını söyleyen Biret, 70’i aşkın LP/CD’si ve bunlarin 2 milyon’a yakın satış rakamıyla klasik müzik dünyasının en çok sevilen ve aranan yorumcularından biri.
Sanatçı bugüne kadar Kraliçe Elizabeth (Belçika), Van Cliburn (ABD), Busoni (İtalya), Montreal (Kanada), Liszt (Weimar, Almanya) gibi birçok piyano yarışmasında jüri üyeliği yaptı. 1971’de T.C. Devlet Sanatçısı ilan edilen İdil Biret, Boğaziçi Üniversitesi’yle Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nin “onursal doktora” ünvanlarını taşıyor. Yurtdışında aldığı ödüller arasında “Lili Boulanger Memorial”, “Harriet Cohen/Dinu Lipatti Altın Madalyası”, Polonya Hükümeti Kültür Liyakat Nişanı, İtalyan Hükümeti Adelaide Ristori Nişanı ve Fransa Hükümeti “Chevalier de L’Ordre de Mérite” nişanı bulunuyor. Türkiye’nin en prestijli müzik ödülü sayılan Sevda Cenap And Müzik Vakfı Onur Ödülü Altın Madalyası’nın da sahibi.
Antonìn Dvořák (1841-1904)
Çek, geç romantik dönem klasik batı müziği bestecisi olan Dvořák, Bohemya'da 1841'de bir kasabın oğlu olarak dünyaya geldi. Bedřich Smetena'nın müziğini işittiğinde besteci olmaya karar verdi. Sonunda, Smetana'nın orkestra şefi olduğu Prag Ulusal Tiyatrosu'nda viyolacı oldu. Bestelerini üretebilmek için 1873'de orkestradan ayrıldı ve 1 yıl içinde Avusturya ulusal ödülünü alan 3 numaralı senfonisini yazdı ve jüride yer alan Johannes Brahms'ın takdirini kazandı.
1878'de Dvořák'ın ünü dünyaya yayılmıştı. Sadece Brahms'ın değil, eserlerini konserlerinde ve turnelerinde seslendiren Richard Wagner, Edward Elgar gibi bestecilerin de desteğini aldı. Bu dönemde defalarca İngiltere'ye gitti. Prague Konservatuarı'nda profesör oldu, Cambridge Üniversitesi'nden onursal doktora aldı; New York'taki Ulusal Müzik Konservatuarı'nın yöneticiliğine getirildi. Yurt sevgisinden ötürü Amerika'dan gelen teklifi başlangıçta kabul etmediyse de Prag'daki işinden kazandığının 25 katının ödeneceğini öğrenince fikrini değiştirdi.
3 yıl ABD'de yaşayan Dvořák, çok verimli bir dönem geçirmesine rağmen büyük vatan özlemi yaşadı. Bu özlemin etkisiyle eserlerinde Amerikan folk geleneklerinin öğelerini kullandığı söylenir. "Yeni Dünya Senfonisi"nde, Amerika'da yaşadığı dönemde tanıdığı Kızılderili ve Afro-Amerikan müziğini büyük bir ustalıkla senfonik yapıya oturttu. 1895'te ailesiyle birlikte yurduna döndü ve Prag Konservatuarı'ndaki görevine geri geldi. 1901'de konservatuarın yöneticisi oldu. 1904'te bir kalp krizi sonucu öldü.
En popüler eseri 9. senfonisi'dir. Bu eserin popülerliği sebebiyle uzun zaman diğer eserleri gözardı edilmiştir. J. Brahms etkisinin açıkça görülebildiği 8 numaralı Sol Majör Senfonisi de oldukça popülerdir. 7 numaralı re minör senfoni de en önemli eserlerindendir. En önemli konçertoları si minör viyolonsel konçertosu ve la minör keman konçertosu ve sol minör piyano konçertosudur. Bestelediği 10 opera arasında ise “Rusalka” başyapıtıdır ve yurtdışında tanınmasını sağlamıştır. Bununla birlikte senfonik şiirlerinden Vodnik (Su Cini) ve Polednice (Öğle Cadısı) orkestra müziği açısından önemli yapıtlarıdır.
Senfoni no.9 Mi minör Op.95 (Yeni Dünya’dan)
1892’de ününün zirvesinde olan Antonin Dvorak, Amerika’dan gelen ve para bakımından çok parlak olan bir öneriyi geri çeviremeyerek, New York’lu müziksever Mrs. Jeanette Thurber’in National Conservatory adlı özel konservatuvarının yöneticiliğini kabul etti.
Yeni Dünya’da Dvorak’ın ilgisini çeken birçok şey yanında, onu rahatsız eden de Amerikalıların kendi öz müziklerini değerlendirmemeleri, Avrupa’ya özenmeleriydi. Dvorak ise öğrencilerine zenci ve kızılderili müziğini incelemelerini öneriyordu. Üç yıla yakın Amerika’da kalan ve 9. Senfoni’sini orada besteleyen Dvorak, bu eserinde Amerikan halk ezgilerini kullanmadığını, ancak onların karakteristik yönlerini inceleyerek müzikal şekiller oluşturduğunu; özellikle kendi özgün temalarını geliştirip orkestral renklerle işleyerek senfonisini yarattığını söyler.
15 Aralık 1893’te Anton Seidl yönetimindeki New York Filarmoni Orkestrası tarafından ilk kez seslendirilen esere besteci “Yeni Dünyadan İzlenimler ve Selamlar” başlığını vermişti. “Dvorak eserlerinde belki zenci spiritual’lerini veya kızılderili ezgilerini kullanmamıştı ama, o kadar ustaca ve otantik çalışmıştı ki,Amerikalılar bile kendi melodilerini duyduklarına inanıyorlardı” der müzik yazarı David Ewen. Bu nedenle de eser, NBC şirketinin yaptığı bir dinleyici anketinde Amerika’da en sevilen senfoni olarak seçildi.
2/4’lük ölçüde ve Mi minör tondaki 1. Bölümde klasik sonat formu (ana tema-yan tema-ikinci tema ve gelişimi-tekrar ve coda) Beethoven veya Brahms’ın yaptığı gibi, aynen uygulanır. 23 mezur süren ağır (Adagio) giriş, ana temaya hazırlıktır. Ustaca gelişen düşünceli bir motif, viyolonselde hafif sesle başlayıp flüte geçer. Tüm orkestra birden çok güçlü (fortissimo) şekilde girer (Allegro molto). Önce kornolarda parlak biçimde, sonra da klarinet ve fagotlarda çınlayan ana tema sergilenir. Daha sonra flüt ve obualarda yansıtılan yan tema, spiritual’lerin tipik yapı özellikleriyle “Swing long, sweet chariot”a benzeyen, özlem dolu bir dans havasıdır. İkinci tema ise flütün duyurduğu ve Sol Majör tona kayan bir kızılderili ezgisidir.
4/4’lük ölçüdeki 2. Bölüm, Re bemol Majör tonda ve ağır (Largo) tempoda başlar. Bu bölümde, Amerikalı şair Henry W. Longfellow’un bir kızılderili efsanesini canlandıran Hiawatha, kötü ruhları kovmak için, her yıl genç bir kadını çağlayana atarak kurban eder. Minnehaha (Gülen Su) kocasına engel olmak için, kendini çağlayana atar ve parçalanır. O günden sonra da, Minneapolis’teki bu çağlayan onun adını taşımaktadır. Bu hüzünlü olay, girişteki üfleme çalgılar koralinden sonra İngiliz kornosunun pentatonik ve acıklı ezgisiyle canlandırılır. Dvorak bu bölüme Efsane başlığını vermiştir. Bu ezginin düzenlenmesi daha sonra Preri Şarkısı adıyla hafif müzik parçası olarak ün kazanmıştır.
3. Bölüm 3/4’lük ölçüde ve Mi minör tonda, çok canlı (Molto vivace) tempoda, üçgen (triangle) ve sert akorlarla başlayan ilkel vahşilikteki bir Scherzo’dur. Dvorak bölümün ana temasını yazmayı tasarladığı Hiawatha Operası’ndaki kızılderili dansı olarak düşünmüştü. Bu çılgın dansı vals şeklindeki iki Trio, vatana selam yollar gibi, izler: Önce tahta üflemelerle duyurulan melankolik Mi Majör tondaki bölme, sonra da canlı bir Bohemya dansı. Bu trio bölmesini Longfellow şöyle tanımlar. “Sanki Bohemya’daki bir kır lokantasına Shubert ile birlikte konuk olduk”.
4. Bölüm 4/4’lük ölçüde, neşeli ve ateşli (Allegro con fuoco) tempoda ve yine Mi minör tondadır. Kısa girişi, trompet ve kornoların tutkulu biçimde duyurduğu Yeni Dünya teması izler. Bu fanfarlı ve ilkel marş temasını klarinet bir Bohemya ezgisiyle cevaplar; buna flüt ve kemanların neşeli polkası da katılır. Dvorak burada birinci bölümün bazı temalarını kullanmıştır: Bu temalar eski ve yeni dünyanın simgeleri olarak sergilenir. Besteci böylece her iki dünyayla da ilişki içinde kalmayı düşünür gibidir.
Frédéric Chopin (1810-1849)
Frédéric Chopin, müzik tarihinin gelmiş geçmiş en iyi piyano müziği bestecisi olarak kabul edilir. Tek bir enstrümanı kullanarak, Mozart, Beethoven, Bach gibi en büyükler arasında yerini almıştır. Piyano konçertolarının dışında, alışılagelmiş formları pek kullanmayan Chopin, 39 yıllık kısa yaşamına 55 Mazurka, 24 prelüd, 27 etüd, 19 noktürn, 13 polonez, 4 balad ve 4 scherzo sığdırmıştır.
Chopin 1810 yılında Polonya’da doğdu. Fransız asıllı babası, aristokrat ailelerin çocuklarına özel Fransızca dersi veriyordu, daha sonra Varşova Lisesi’ne öğretmen oldu. Chopin ilk müzik derslerini Polonyalı annesinden aldı. 6 yaşına geldiğinde, dehası ortaya çıkan besteci oldukça yaratıcı düzenlemeler yapmaya başladı. Bunun üzerine Zvyny’den ders almaya başladı. Bach, Mozart ve Beethoven’ın eserlerini inceledi.
1822’de Varşova Konservatuarı’na yazılan Chopin, Joseph Elsner’den, kontrpuan dersi aldı. Constantia Gladkowska’ya aşık olan besteci, 16 yaşında ilk bestelerini sevgilisi için yaptı. Bu arada, öğrencisinin dehasını anlayan Elsner bir tavsiye mektubu yazarak, Chopin’in Avusturya’ya gitmesini sağlamıştır. Besteci Viyana’da birinci piyano konçertosunu çaldı. Ardından 1829 ile 1830 yılları arasında çeşitli kentleri gezen Chopin bir dizi konser verdi. Ancak Viyana klasik akımın merkeziydi, Chopin’in kullandığı serbest formlar burarda pek ilgi çekmedi. Bunun üzerine Chopin, 1831 yılında sadece Lizst, Berlioz gibi müzisyenleri değil aynı zamanda Hugo, Balzac gibi yazarları, Delacroix gibi ressamları buluşturan, Romantik Dönemin sanat başkenti Paris’e yerleşmeye karar verdi. Tam bu arada Polonya ve Rusya arasında bir savaşın başlamak üzere olduğunu öğrendi. Paris’e gitmeden önce, evine eşyalarını toplamaya giden Chopin’den, çocuklarının güvenliğini düşünen ailesi, bir daha Polonya’ya gelmeyeceğine dair söz vermesini istedi. Sözünü tutan Chopin, 1831’de Paris’e yerleştikten sonra, bir daha geri dönmedi, ancak Polonya’yı çok seven Chopin, bir arkadaşının hediye ettiği, Polonya toprağıyla doldurulmuş gümüş kupayı, yanından ömrü boyunca ayırmadı, hatta bu kupa vasiyeti üzerine, öldükten sonra da vasiyeti üzerine mezarına gömüldü.
Babası Fransız olduğu için, Chopin Fransa’ya alışmakta çok zorluk çekmedi. Zengin ailelerin çocuklarına piyano dersleri vererek geçimini rahatlıkla sağlayabiliyordu. Maddi sıkıntısı olmayınca, Chopin çok iyi bir piyano virtüözü olmasına karşın, büyük konser salonlarında çok az çalmış, daha çok küçük topluluklara ev konserleri vermeyi yeğlemiştir.
Maria ve daha sonra Potozhka’yla yaşadığı, hayal kırıklığıyla sonuçlanan ilişkilerinin ardından Chopin’i Lizst, ünlü yazar George Sand ile (Aurore Dudevant) tanıştırdı. Chopin, Sand’i gördüğünde aşık olmaktan çok şaşırmıştı. 3 çocuk annesi ve kendisinden 6 yaş büyük olan bu kadın, toplumun genel kurallarını küçümsüyor, tepkisini erkek kıyafetleri giyerek gösteriyordu. Ancak zamanla aralarında oldukça tutkulu bir aşk başladı. 1839’da çift birlikte Mallorca’ya gitti. Chopin 24 prelüdünün büyük kısmını bu dönemde tamamladı. 1847 yılına kadar Sand’in Nohant’taki evinde birlikte yaşadılar. George Sand, sağlığı oldukça bozulan Chopin’e bir çeşit annelik yapıyordu. Sağlığına rağmen, bu yıllar Chopin’in en verimli olduğu, en güzel eserlerini yazdığı yıllardır. 1847 yılında Sand çocukları çiftin ilişkisinin sona ermesine yol açtı.
Ayrılığın ardından İngiltere’ye giden Chopin, bu seyahatten oldukça zayıf düşmüş olarak döndü. Aradan bir yıl geçmeden, 1849 yılında, genç yaşta veremden öldü.
Chopin’in müziği oldukça yenilikçidir. Karmaşık kromatik armoniyi Polonya halk ezgileriyle mükemmel bir uyum içinde kaynaştırmıştır. En iyi eserleri olarak Etude Revolutionaire (İhtilal etüdü), Fantasie Impromptus, Nocturne no.20 ve Cenaze Marşı (2. Piyano Sonatı) gösterilebilir. Besteciliğinin yanında Lizst’den sonra belki de gelmiş geçmiş en iyi virtüözdür. Çalış tekniği olarak Mozart’çı geleneği devam ettirmiş, piyanonun kullanım imkânlarının gelişimine katkıda bulunmuştur.
Piyano Konçertosu No.1 Mi minör Op.11
Chopin sevgili çalgısı piyano için, orkestra eşliğinde iki konçerto ile Polonya ezgileri üzerine La Majör Op.13 Büyük Fantezi (1828) Mozart’ın Don Giovanni Operası’ndan “La ci darem la mano” aryası üzerine Si bemol Majör Op.2 Varyasyonlar (1827), Krakowiak adlı Fa Majör Op.14 Rondo
--
Saygilar;
Cukurova Devlet Senfoni Orkestrasi Keman Sanatcisi Ugur YENILMEZ
E-posta:
cukurovasenfoni@gmail.com
Web:
http://www.cukurovasenfoni.org
CukurovaSenfoni Toplulugu:
http://groups.google.com/group/cukurovasenfoni
Facebook CukurovaDevletSenfoniOrkestrası Toplulugu:
http://www.facebook.com/group.php?gid=100225645396&ref=mf
Tel:
0322 4545018
Adres:
Cukurova Devlet Senfoni Orkestrasi Buyuksehir Belediye Konser Salonu Atatürk
Caddesi 01120 Seyhan/ADANA
|
|